Ben savaş ve siyasetle uğraşmalıyım ki; çocuklarım matematikle, felsefeyle, denizcilikle, tarımla uğraşabilsinler. Onlar da bunlarla uğraşsınlar ki; onların da çocukları resimle, şiirle, müzikle, mimariyle uğraşabilsinler.
Bu söz, nesiller boyu ilerlemeyi ve uygarlığın gelişimini anlatan hiyerarşik bir sorumluluk zincirini ifade eder. Bir kuşak, güvenlik ve temel yönetim gibi hayati/zorunlu alanlarda çabalar ve fedakarlık yapar ki, bir sonraki kuşak daha gelişmiş, soyut ve yaratıcı disiplinlere (bilim, sanat, felsefe) yönelebilsin. Bu, insanlığın temel ihtiyaçlardan yaratıcı ve entelltüel zirvelere doğru ilerleyişinin özlü bir ifadesidir.
